Enerji Krizleri Yenilenebilir Sektöründe Yetkinlik Odaklı İstihdam Modelini Zorunlu Kılıyor
Ankara, 15 Nisan 2026 — ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin enerji fiyatlarını dalgalandırması, yenilenebilir enerji şirketlerinin kriz dönemlerine yönelik hızlı, esnek ve nitelikli istihdam sistemleri geliştirmesi gerektiğini ortaya koydu.
Yatırımlar 2,2 Trilyon Dolara Ulaştı
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin ve petrol fiyatlarındaki oynaklığın yenilenebilir enerji şirketlerine çok net bir mesaj verdiğini belirtti. Güldoğan, “Artık istihdam planlaması yalnızca ‘kaç kişiye ihtiyaç var’ sorusuyla değil, ‘hangi yetkinliklere, hangi hızda ve hangi risk senaryosunda ihtiyaç var’ sorusuyla yapılmalı” dedi. IEA’ya göre 2025’te temiz enerjiye yapılacak yatırım 2,2 trilyon dolarla fosil yakıt yatırımlarını ikiye katlayacak.
Yetkinlik Matrisi Dönemi
Güldoğan, şirketlerin işe alım stratejisinin meslek unvanı değil yetkinlik matrisi üzerinden yeniden tanımlanması gerektiğini vurguladı. “Rüzgar ve yenilenebilir enerji dönüşümünde artık sadece elektrik-elektronik ya da makine mühendisleri değil, güç elektroniği, SCADA, siber güvenlik, veri analitiği, batarya entegrasyonu, hibrit sistemler ve şebeke modelleme gibi alanlarda çalışabilen uzmanlara ihtiyaç artıyor” diyen Güldoğan, sektör büyümesinin önündeki en büyük risklerden birinin yetişmiş personel açığı olduğunu söyledi. Şirketlerin kriz dönemlerinde eğitim bütçesini kesmek yerine meslek lisesi, üniversite ve akredite saha eğitimi ortaklıklarını koruması gerektiğini ifade etti.
Çekirdek Kadro ve Esnek Uzman Havuzu
Sürdürülebilir istihdam planlamasının öncelikli şartının işe alımı proje bazlı dalgalı bir refleks olmaktan çıkarıp çekirdek kadro ve esnek uzman havuzu modeline dönüştürmek olduğunu belirten Güldoğan, TÜREB olarak genç yeteneklerin sektöre kazandırılması için “birlikte tasarlanan eğitim, sahada öğrenme, doğrudan istihdam” zincirini kurmaya çalıştıklarını söyledi. Yerelleşme ile insan kaynağı stratejisinin birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Güldoğan, jeopolitik kırılmaların sadece petrol fiyatlarını değil ekipman, kritik maden ve lojistik güvenliğini de etkilediğine dikkat çekti.
Bölgesel Kümelenme ve Teşvik Önerisi
Güldoğan, Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekosisteminde bölgesel istihdam farklarını azaltmak için yatırımların yalnızca mevcut yoğunlaşmış merkezlerde büyütülmemesi gerektiğini söyledi. “Mevcutta kurulum Marmara ve Ege’de toplandı, İç Anadolu yeni yatırım merkezi olarak öne çıktı. Belirli bölgelerde rüzgar teknolojisi kümelenmeleri kurmak, yan sanayiyi güçlendirmek, bakım-onarım merkezlerini çoğaltmak ve yerel tedarikçi ağlarını geliştirmek gerekiyor” dedi. Güldoğan ayrıca YEKA gibi modellerin ve teşvik mekanizmalarının sürekliliğinin sağlanması halinde yatırım iştahının ve uzun vadeli istihdam planlarının artacağını sözlerine ekledi.
